Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.

Seyahat sevgisi pandemiden nasıl etkilenecek?

Seyahat sevgisi pandemiden nasıl etkilenecek?  
2020’nin başlarından beri dünyada hayat epey yavaşladı, seyahat etmek bir yana dursun günlük sıradan aktiviteler bile bu yavaşlayıştan etkilendi. Birçok ülkenin uluslararası sınırları hala kapalı. Yine birçok ülkede şehirlerarası seyahat bile mümkün değil. Hal böyleyken dünyanın tamamına yayılan Covid-19 pandemisinden sonra seyahat etmek nasıl olacak hiç düşündünüz mü?  

Yaptığımız eski seyahatleri şöyle bir hatırlayalım. Ne yapıyorduk? Uçakla seyahat edeceksek belki internetten belki bir acenteden biletimizi satın alıyorduk, uçağa binmek üzere bir toplu taşıma aracıyla havaalanına gidiyorduk, binlerce insanın geçtiği kontrollerden geçip onlarca insanın beklediği check-in noktalarında sıraya giriyorduk. Tabii bu arada yine binlerce insanın oturduğu koltuklarda oturup, kullandığı tuvaletleri kullanıyorduk. Biletimizi, pasaportumuzu, kimliğimizi bir görevliye teslim edip ardından geri alıyorduk ki o görevlinin gün içinde binlerce insanın dokunduğu şeylere dokunduğunu hiç düşünmüyorduk. Ardından yüzlerce insanla küçük bir alana girip saatlerce o alanda kalıyorduk. Şimdi böyle anlatınca kulağa epey korkunç geliyor öyle değil mi? Tüm bunları nasıl yapıyorduk?

Seyahat tercihlerini değiştirmek  

Bu pandeminin bize öğrettiği en önemli şeylerin başında kuşkusuz kişisel hijyen geliyor. Ama özellikle çok fazla insanla bir arada olduğumuz kapalı alanlarda kişisel hijyenden biraz daha fazlasına ihtiyacımız olduğu da bir gerçek. O yüzden belki koronavirüs pandemisinden sonra seyahatlerimiz için bisiklet, motosiklet gibi bireysel alanın daha fazla olduğu ulaşım araçlarını değerlendirmeyi düşünebiliriz. Elbette bu her durum için mümkün olmayacaktır. Ama bundan sonra bir toplu taşıma aracıyla seyahat edecek olursak kendimize normalde olduğundan daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini de artık biliyoruz.  

Konaklama seçeneklerini değiştirmek  

Eskiden son derece sıradan olan şeylerden biri de seyahat esnasında yaptığımız otel ya da hostel konaklamalarıydı. Bizden önce birçok insanın konaklamış olduğu odalarda konaklamak artık eskisinden daha dehşet verici. Çünkü biliyoruz ki sadece yastıkların ve havluların temiz olması yetmeyecek; dokunulması mümkün her alanın dezenfekte edilmesi lazım! İş elbette bununla da bitmiyor. Açık büfelerde birçok insanın dokunduğu araç ve gereçler de kafamızı kurcalayacak şeylerin başında geliyor. O yüzden belki bu pandemiden sonra çadır kamplarını ve karavan tatillerini bir alternatif olarak değerlendirebiliriz.

Outdoor aktiviteler içeren tatil seçeneklerini bulmak  

Turizm endüstrisi pandemiden sonra tatil anlayışının değişeceğini ve özellikle bisiklet, trekking, kamp, tırmanış gibi doğa faaliyetlerini içeren tatillere olan talebin artacağını öngörüyor. Gerçekten de, baktığımızda birçok insanın tercihinin bu yönde olması son derece mantıklı değil mi? Yani düşünsenize, siz nereden geldiklerini bilmediğiniz onlarca insanla bir arada kapalı bir mekanda tatil yapmayı mı tercih edersiniz yoksa açık havada rahat rahat vakit geçirmeyi mi seçersiniz? Elbette açık havada olmayı seçersiniz. O yüzden şimdiden açık hava aktiviteleri sunan seyahat seçeneklerini gözden geçirmekte fayda var.

Yurtiçi tatillere yönelmek  

Her ne kadar bir gün her şey tekrar eskisi gibi olacak olsa da bunun birdenbire olmayacağını biliyoruz. Pandemi sürecinden sonra yurtdışına çıkmaya korkuyorsanız bunun yerine belki ortalık rahatlayana kadar yurtiçi tatilleri değerlendirmeyi düşünebilirsiniz. Böylece hem yakındaki güzellikleri keşfetme şansı olur hem de ortalığın tamamen sakinleştiğinden emin olmak için yeterli süre geçmiş olur.   Ama şu bir gerçek ki seyahat etmeyi seviyorsak elbet bir olur yolunu buluruz. Seyahat etmenin keyfine tekrar varacağımız o güzel zamanların bir an önce gelmesini umuyorum.  

Melike Dede

2016 yılında avukat olarak çalıştığı işinden istifa etti ve seyahat etmeye başladı. Bisikletle başladığı ilk uzun seyahatinde Türkiye'den Hindistan'a gitti. Hindistan’dan sonra sırt çantasıyla Tayland’a geçti ve burada bir süre İngilizce öğretmeni olarak çalıştı. Bu uzun seyahati yaklaşık 11 ay sürdü.

Türkiye'ye döndükten sonra kısa süreli yurtdışı gezilerine ve yurtiçi seyahatlerine devam etti. Kendisinin de kurucuları arasında yer aldığı Doğaya Dönüş Kampı isimli oluşum ile doğa faaliyetleri ve insanlara doğa bilincini yaymayı hedefleyen eğitim kampları düzenlemeye başladı. Gençlerin daha fazla yurtdışı eğitim fırsatından faydalanması ve hayata baktıkları pencereyi genişletmek için bir arkadaşıyla birlikte Sınırları Aşan Gençlik Derneği'ni kurdu.

Yaptığı çalışmalarda ve katıldığı söyleşilerde özellikle çevrenin korunmasına, iklim değişikliğine, minimal yaşama değiniyor ve daha sürdürülebilir bir dünya için vegan yaşamayı tercih ediyor. Şu anda karavanda yaşıyor ve markalar için dijital içerikler üretiyor. Yaptığı işlerin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri üretmeye ve dernek faaliyetlerine de devam ediyor.

En büyük hayali sağlıklı, üretken bir yaşamda gerçekten istediği şeyleri yapabilmek ve istemediği şeyleri yapmama hakkını özgürce kullanabilmek.


Instagram: https://www.instagram.com/melkeontheroad
Web Site: https://www.melkeontheroad.com