Sepet
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.

Biz neden yalnız geziyoruz?

Pervin, Gülşah, Asil, Şule, Emel, Nesli, Serpil, Çağlar, Gülçin, Begüm, Burcu, Gizem, Arzu, Seden, Özge, Ben ve daha niceleri; yola tek çıkıyor, şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşıyoruz. Kimimiz 1 hafta, kimimiz 3 ay tek tabanca geziyoruz.

Bir kısmımız sosyal medyada aktifiz; videolarla, yazı ve resimlerle maceralarımızı paylaşıyoruz. Sanmayın ki bir avuç insanız; yollarda kendimiz gibi nice yalnız gezgine rastlıyoruz. Sosyal medya kullanmadıkları için onları tanıma şansınız olmuyor belki ama paylaşmamak ve tanınmamak da bir tercih ve sonsuz saygı duyuyorum.

Kimileri bizim yalnız gezmemize hiç anlam veremiyor.

Kimileri başıboş, kimsesiz veya hippi olduğumuzu düşünüyor.

Kimileri yok ben cesaret edemem diyor.

Kimileri “Ya başına bir şey gelse tek başına ne yaparsın?” diyor.

Ne zaman birisi bu tarz bir düşüncesini benimle paylaşsa ona şunu soruyorum: “Daha önce hiç tek başına bir seyahate çıktın mı?” Mecburiyetten yalnız kaldığın için değil, pek çok arkadaşın ve alternatifin olduğu halde kendi iradenle kimseyi ikna etmeden, sürüklemeden ya da beklemeden alıp çantanı bir yere gittin mi? Gitmediysen git. Hayatında bir kez olsun bunu yap; döndüğünde kendini çok daha fazla seven, dünya görüşü daha geniş ve daha zengin biri olacaksın.

 

  • Naz yapacağın kimse olmadığı için daha az mızmızlanacaksın. Ben orada yemem, burada kalmam, şu tuvalete girmem demeyeceksin.
  • Nasıl olsa arkamı toplar diye yanında güveneceğin kimse olmadığından; kendine mukayyet olmayı öğrenecek; çöpünü bile kaybetmeden eve döndüğünü göreceksin. 
  • Hayatındaki eşyaların ve insanların ne kadarının senin için değerli olduğunu anlayacak; çevrenin beklentilerine karşı artık daha kolay hayır diyecek ve daha az eşya biriktireceksin. 
  • Zor sözcüğünün anlamı değişecek.
  • Hatıralar biriktireceksin. Bazıları yaşarken can sıkıcı gibi dursa da, üzerinden zaman geçince çocuklarına anlatacak eşsiz hikayelere dönüşecekler.
  • Sadece gitmiş değil, görmüş de olacaksın yolları, evleri, insanları… 
  • Hiç farketmeden her gün onlarca insanla tanışacak; bazıları ile dost olacaksın. Onların her biri ayrı bir şehir, ülke, yolculuk olacak sana. 
  • Kalabalığın bastırdığı kendi iç sesinle konuşmayı öğreneceksin. Başkaları istiyor diye bir şey yapmamanın hazzına vardığında; sen kimsin ve ne yapmaktan keyif alırsın bunu anlayacaksın.
  • 5 kişiyle beraberken konuşacak paylaşacak çok insan var diye, hatıralarını pek fazla kaydetme ve paylaşma ihtiyacı duymaz insan. Yalnız gezerken gerçek bir anı biriktiricisine dönüştüğünü göreceksin. 
  • Dilin gelişecek. Sadece yabancı dilin değil; ana dilin de gelişecek senden çok farklı insanlarla konuşunca… 70 yaşında bir arkadaş edinmenin bilgeliğine, şaşkınlığına ve keyfine varacaksın 
      Ve yolun sonuna geldiğinde göreceksin ki herkes kendi yolunda güzel.

Güzellikle kalın.
Süren Bayan

İstanbul Bilgi Üniversitesi Pazarlama İletişimi yüksek lisans mezunu.
10 yıl Türkiye’nin önde gelen reklam ajansı ve danışmanlık şirketlerinde Pazarlama Stratejisti olarak çalıştıktan sonra İsim Annesi adıyla kendi şirketini kurdu. Markalara isimlendirme, tasarım ve stratejik danışmanlık hizmeti veriyor.
Elbasan, 2009 yılında mesleği onu İstanbul’a getirdiğinden beri motosiklet kullanıyor. 2014 yılında hem yol güvenliği hem de içerik üretmek için satın aldığı bir kask kamerası ona sosyal medyanın kapılarını açtı. Süren Bayan adıyla yayınladığı videolar çokça paylaşılınca, kısa sürede motosikletseverlerin dikkatini çekti.

2017 yılında, Honda CBR650f ile tek başına yurt dışına çıkmanın keyfini deneyimledi. Avrupa'yı turlarken eş zamanlı olarak Youtube'daki Süren Bayan kanalından maceralarını paylaştı. 2018'de artık o bir Süren Anneydi.
Anne olunca motoru bırakırsın diyenlere inat, garajında 3 motosikleti var.

Tek amacı motosikletle ilgili ön yargıları bertaraf edip özellikle de kadınları cesaretlendirmek olan Süren Bayan, şimdilerde kızı ile birlikte süreceği rotaları planlıyor. Yeni hedefi 2020 yazında 2,5 yaşındaki kızıyla sınırları aşmak…